Hatice Dilek

Hatice Dilek

Şehit düştüğü tarih: 19 Mayıs 1991

1958 Elazığ Beraj köyü doğumlu olan Hatice Dilek’in çocukluğu İstanbul Gülsuyu mahallesinde geçti. İlkokulu burada bitirdi. Ekonomik zorluklar nedeniyle Ortaokul döneminde hem okuyor, hem de Fenerbahçe’de ev işlerine gidiyordu. Başarılı bir öğrenciydi. Liseyi de Gülsuyu’nda okudu. Devrimci düşüncelerle de o dönemde tanıştı. Şehit düşmeden kısa bir süre önce bir klinikte Laborant olarak çalışıyordu.
TKP/ML sempatizanı olan Hatice Dilek, oğlu Özgür Cihan ve İsmail Oral ile birlikte kaldıkları evde katledildi. Her ikisinin cenazesi de aileleri tarafından alınarak, İsmail Oral İzmit’e götürülürken Hatice Dilek, Gülsuyu Mezarlığında yaklaşık 1.000 kişinin katılımıyla toprağa verildi. İsmail Oral ve Hatice Dilek’in aileleri katliamdan 2 gün sonra yaptıkları basın açıklamasıyla olayın gerçek boyutlarını gözler önüne serdiler. Olayın en yakın tanığı ise Hatice’nin oğlu Özgür Cihan’dı. Polisin iddia ettiği ve basının büyük iştahla yazdığı gibi annesi çatışmada öldürülmemişti, hatta Özgür daha evden çıkarılmadan önce polisler Onu zaten yakalamıştı ve annesi Özgür’e babasını araması için para bile vermişti. Annesinin elinde silah yoktu. Üzerinde kan izleri de yoktu. Evin camları sağlamdı, bir tek kurşun izine bile rastlanmamıştı. Yani kısacası çocuğu gönderdikten sonra Hatice Dilek ve İsmail Oral yargısız infaz edilmişti. Özgür Cihan olayın yaşandığı akşamı yaşadığı ve hatırladığı kadar 21 Ekim 1992 tarihinde yapılan duruşmada şöyle anlattı;
“Akşam ben uyuyordum, silah sesleriyle uyandım ve yataktan kalkıp diğer odaya geçince bir polis annemin başına ayağıyla bastırıyordu. Annem bana ‘babanı ara’ dedi. Polis de ‘babanı arayamazsın’ dedi. Annem o sırada sağdı ve yaralı da değildi. İsmail amcayı uyandıktan sonra hiç görmedim. Annemle konuştuktan sonra polisler bana giyinmemi söylediler. Polis annemin başına ayağıyla bastırdığı için ben kendim giyindim ve sonra beni alıp polis merkezine götürdüler. Polis merkezinden babamı arayıp haber verdim ve beni sabah gelip aldı.”

HASANTAŞA KATLİAMI

1980 sonrasında Tuzla katliamıyla başlayan yargısız infazlar dizininde önemli bir halkaydı Hasanpaşa katliamı. 19 Mayıs 1991’de Kadıköy Hasanpaşa’da gece 23:00 sıralarında TKP/ML üyesi İsmail Oral, TKP/ML taraftarı Hatice Dilek ile birlikte Hatice Dilek’in oğlu Özgür Cihan’ın tanıklığında katledildiler.
Kamuoyunda “Anti Terör Yasası” olarak lanse edilen, özünde ise devlet terörünün yasallaşması demek olan faşizm yasasının yürürlüğe girmesi ile birlikte işkenceci cellatlar kanlı planlarını uygulamaya koydular.
Burjuva basın, katliamdan sonra manşetten verdiği haberlerde “ölüm timi ele geçirildi”, “çatıştı öldü”, “teslim ol çağrısına ateşle karşılık verdi” vb. yalanlarıyla burada da katliam ortaklığı görevini layıkıyla yerine getirdi.

Bir cevap yazın