Ali Rıza Boyoğlu

Ali Rıza Boyoğlu

Şehit düştüğü tarih: 22 Kasım 1986

1956 yılında Erzincan Refahiye Odunlu köyünde dünyaya gelen Ali Rıza Boyoğ- lu’nun çocukluğu köyünde geçmiştir. Daha sonra ekonomik nedenlerden dolayı İstanbul’a göçederek Tuzla’ya yerleşirler. 1980 öncesinde mücadeleye başlayan Ali Rıza Boyoğlu(İşçi kod adlı) Tuzla’da bir taraftan okula giderken diğer taraftan da okul harçlığını çıkarabilmek için ayakkabı boyacılığı yapmaya başlar. Ekonomik zorluklar okuluna daha fazla devam etmesini engeller. Aile bütçesine katkıda bulunabilmek amacıyla Tuzla Presiz fabrikasına işçi olarak girer. Kısa sürede işçiler arasında çok sevilen biri haline gelir, işçi temsilcisi seçilir. Bu sürede fabrika, sınıf bilinçli işçilerin kalesi durumuna gelir. Ali Rıza Boyoğlu zamanla yalnızca çalıştığı fabrikanın değil, yaşadığı bölgenin de doğal önderi haline gelmiştir. Bu durum sivil faşistlerin, sosyal faşist sendikaların örgütlü işçi mücadelesine saldırılarının yoğunlaşmasını da beraberinde getirir. Ali Rıza Boyoğlu’nun bölgedeki etkisini kırabilmek amacıyla devlet Onu engellemekte bulur çareyi ve Boyoğlu asılsız iddialarla gözaltına alınır. Günlerce süren işkencelerden sonra tutuklanarak hapishaneye konulur. Gerek işkencede gerekse hapishane koşullarında hep direnişi büyüten Ali Rıza Boyoğlu, 7 yıllık hapishane yaşamından sonra kavganın ortasına atılmada bir an bile tereddüt etmez. Partinin önünde duran konferans örgütleme görevi için TKP/ML Batı Anadolu Delegesi olarak gittiği Dersim’de 22 Kasım 1986’da ölümsüzleşir.

ÜÇÜNCÜ KONFERANS DELEGELERİ

Onlar toprakta tohum oldular
1986 yılı Kasım ayı sonlarında 3. Konferansını yapacak olan TKP/ML’li militanlar konferans hazırlıklarını başlatmak için Umudun tohumlarının atıldığı Dersime giderler.
Partizanların bölgede dolaştığının ihbarını alan devlet güçleri, bölgeye askeri yığınak yaparak, operasyona geçerler. Aldıkları ihbarlarla Husunda ve özellikle de Mercanlar bölgesinde operasyonlarını yoğunlaştırırlar. 21 Kasım’da bölge tamamen kuşatılır. Kuşatmayı farkeden delegeler bölgeyi terketme çabasına girerler.
Gece boyunca seyir halindeki birlik, acil ihtiyaçlarının temini için yolları üzerindeki bir eve girerler. Aynı anda bölge üzerinde helikopterin dolaşması ve gittikçe yaklaşan düşman birliklerini fark etmeleri üzerine evi terkederler. Belli bir mesafeye çekildikten sonra arazinin kuytuluk bir yerinde mevzilenirler.
Evi basıp arayan düşman, boşaltılmış olduğunu görünce arama ve operasyonlarını o çevrede sürdürür. Askerlerin Partizanları farketmesiyle çatışma başlar. Tüm güçleriyle operasyona çıkan devlet güçleri, hemen çatışma alanında yoğunlaşarak gerilla mevzisini dört bir yandan yoğun bir bomba ve ateş çemberine alır.
Mevzideki gerillaların çemberi yaracak yeterli silah ve cephanesi yoktur. Birçoğunda av kırmaları vardır. Güçler bakımından bu dengesizliğe karşın, sabah erkenden başlayan çatışma geniş bir alana yayılarak saatlerce sürer.
22 Kasım 1986’da yaşanan bu çatışmada Konferans delegeleri; Hüseyin Tosun, Rıza Sökmen, Zeki Uygun, İbrahim Polat, Ünal Küçükbayrak, A. Rıza Boyoğlu, M. Kemal Yılmaz ve savaşçılar Kamile Öztürk ve İsmail Doğan şehit düşerler.

Bir cevap yazın